Mem Teorisi: Güçlü Fikir Değil Uyum Sağlayan Fikir Kazanır

Richard Dawkins, Darwin’in evrim teorisini genetiğin bulgularıyla açıklar ve evrimin biriminin, yani canlıda evrimleşen şeyin genler olduğunu söyler. Gen nesiller boyu kendini kopyalayabilen bütünlüklerdir, yani eşleyicilerdir. Bedenle ilgili veriler genlerde saklıdır ve gen bencildir; yalnızca kendini çoğaltmak ve hayatta kalmak ister. Buna göre bütün biyolojik varlığımız genlerden kaynaklanır ama kültürü ve kültürel çeşitliliği sadece genlerle açıklayamayız. Dawkins’e göre kültürü de kodlayan, tıpkı genler gibi bencil olan ve kendini sürekli çoğaltmaya çalışan “mem”ler vardır.

Dawkins ‘Gen Bencildir’ adlı kitabında şu soruyu sormuştur: Ya fikirler de, tıpkı organizmalar gibi, çoğalıp, mutasyon yoluyla farklılaşıp, evrimsel bir süreçten geçiyorsa? Tıpkı organizmaların bulundukları yaşam alanlarına adapte olmaları ve o çevreyle birlikte evrimleşmeleri gibi, ya fikirler de içerisinde bulundukları toplumda ayakta kalmaya çalışıyor ve onlarla birlikte evrimleşiyorsa?

Bir fikir, birilerinin beyninde doğduktan sonra filizlenmeye ve topluma yayılmaya başlar. Var olan fikir yayıldıkça değişimlere uğrar; yani mutasyonlar meydana gelir. Mutasyona uğrayıp değişen bazı fikirler, kendisini oluşturan öncül fikirlerden daha da başarılı olmaya başlar. Bu mutant fikirlerin başarısı, toplum içerisinde kendine yer etme ve sürerliliği sağlama çerçevesinde değerlendirilir. Daha çok yer edinip daha fazla zihinde kendine yer bulan fikir, daha başarılıdır. Daha başarılı fikirler, toplumda daha uzun varlığını sürdürür. Toplumda daha uzun varlığını sürdüren fikirler, daha fazla yayılma imkanı bulur ve kendilerinin kopyalarını üretir. Bu sırada mutasyonlar meydana gelir, fikir her seferinde birazcık farklılaşır, topluma en uyumlular hayatta kalır, tekrar tekrar ürer ve varlığını devam ettirir. Bu değişim kültürel evrimin bel kemiğini oluşturur.

İş Hayatında Mem

Rekabetçi bir dünya ile birlikte hergün yeni girişimlerin ortaya çıktığı ve battığı bir dönemde yaşıyoruz. Kuluçkadan çıkan bir yumurta misali kendine yeni zihinler arayan fikirler ortaya çıkıp operasyonel işlemlerle birlikte başka zihinlerde de yer edinmeye çalışıyor.

Hepimizin bildiği üzere yeni bir girişim yeni bir fikirle yani yeni bir memle başlar. Tıpkı homo sapiensin zekasıyla adapte olup kendinden güçlü olan neandartelleri dünya üzerinden sildiği gibi girişimcinin kafasında oluşan bu fikir de ne kadar güçlü olursa olsun adapte olmadığı sürece toplumda yer edinemeyecek ve silinip gidecektir. Bu yüzdendir ki girişimlerde fikrin %5'lik bir payı olduğuna dair söylemler vardır. Asıl önemli olan o fikri daha çok zihne adapte edecek operasyonlardır.

Memler sadece yeni kurulan işletmeler için değil, aynı zamanda var olan işletmelerinde kendi operasyonlarını başarılı bir şekilde yürütüp hayatta kalmasına, üreyip devam etmesine yardımcı olur. Bir veri bilimi uzmanını ele alalım. İşlediği onlarca veri arasından ortaya yeni bir mem çıkarır ve bu mem şirketin yapısına uygunsa, onu ileri taşıyacak adaptatif özelliklere sahipse kabul edilir ve şirket içinde yer bulur. Aynı zamanda bu mem, daha çok zihinde yer edinmek adına sadeliği, iyi görselleştirilmişliği ve en önemlisi hikayesi ile şirketi ileriye taşıyacak veya daha geri götürecek fikirleri filizlendirir. Filizlenen bu fikirler adaptasyon yeteneği güçlü yani uygulanabilir ise dönüşüme uğrayacak ve yeni fikirler doğurup varlığını devam ettirecektir.

Güçlü ve adaptasyon yeteneği yüksek fikirlerin sizlerle olması dileğiyle…

Full Stack Developer